genişletilmiş bop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genişletilmiş bop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2013 Pazar

Bunları Yazamazlar – Şeytan, Firavun ve İşgal 6




Bunları Yazamazlar – Şeytan, Firavun ve İşgal 6

2020’YE KADAR OLACAKLAR ve BOP SONRASI “ERAN PROJESİ” 

SİSTEM:  Dünyayı yöneten derin güç. Yani, CFR, Bilderberg, Trilateral ve bunların altında yer alan irili ufaklı örgütler ve bunların yöneticisi olan her milletten gelen ancak milliyet farklılığına önem vermeyen, adeta paraya tapan, İbrani asıllı yapı, şeytanın kralları. Dünya genelindeki Mason örgütlerinin üst derece üyelerini, Büyük Üstatlarını da SİSTEM’ in kapsamında ayrı düşünemeyiz. (Yazıyı okurken yanımıza bir harita almak yada internetten bir dünya siyasi haritası açmak yararlı olacaktır.)

Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi (Genişletilmiş BOP), batıda Fas kıyılarından doğuda Pakistan’a, kuzeyde Türkiye Karadeniz kıyılarından güneyde Aden kıyılarına kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsayan bir bölgenin projesidir. Hedef tahtasındaki ülkelerin yönetimlerini, rejimlerini, dini yorumlarını, sınırlarını değiştirme ve SİSTEM hizmetinde yöneticileri başa getirme, hedef ülkelerde SİSTEM hizmetlisi bürokrasi ve burjuva yaratma, SİSTEM’in Çok Uluslu Şirketlerine bölge kaynaklarının denetimini sağlatma ve coğrafyada Yeni Dünya Düzeni için yeni devletlerin kurulmasını sağlama projesidir, Şeytanidir.

Genişletilmiş BOP’un aşağı yukarı batı bölgesi operasyonları tamamlanmıştır. Suriye operasyona maruzdur, dış kaynaklı iç savaş yaşamaktadır. Türkiye operasyona maruzdur, adım adım bölünmektedir. Bölünme paranoya değil, gerçekliktir (realitedir).

Genişletilmiş BOP’ta sona kalan ülkelerden ve muhtemel olacaklardan bahsedelim ki Genişletilmiş BOP sonrası projeyi anlatabilelim. Proje kapsamında Suriye-Türkiye-İran coğrafyası (Irak ilk önce halledilmişti) ve Aden Körfez bölgesi kaldı. Kitabımın ayrı bir bölümüdür “Aden, Kızıldeniz ve ABD”, “Genişletilmiş BOP” bölümünden ayırmıştım, Aden Bölgesi önemlidir. Kitapta yazdığım için bunları burada tekrar etmeyeceğim. Yeni şeyler yazalım.

Şu küçük bilgiyi de paylaşmalıyım. Suudi Arabistan, 2006 yılında İngiltere öncülüğündeki konsorsiyumla 9.5 milyar dolar değerinde savaş jeti satın alım sözleşmesi imzaladı. 2010 yılına gelindiğinde ise S.Arabistan, ABD ile 60 milyar dolarlık savaş jeti ve helikopteri satın alım sözleşmesi imzaladı. Tarihin en büyük silah alımını yapan Suudi Arabistan ile ABD ve İngiltere’nin ilişkisini görme adına önemlidir. Aden ve İran körfezleri bölgesinde yaşanacak savaşları görme adına önemlidir..!

Genişletilmiş BOP projesinin, SİSTEM’in istediği doğrultuda ilerlediğini varsayalım. Projeyi anlamak ve buna karşı savunma oluşturmak istiyorsak, SİSTEM’in gözüyle de bakabilmemiz gerekiyor. 2003, 2004 ve 2005 yıllarında bugünü, coğrafyamızda ve ülkemizde yaşanacakları genel hatlarıyla yazmıştım. Bugün de yine tarihe kayıt olsun, bundan sonrasını yazmış olayım. Allah’ın izniyle yaşıyor olursam, bu yazılarımı kaynak gösterir, o günlerde de “şu tarihte bugünü yazmıştım” derim. Tabi temennim, inşallah, SİSTEM’in bu şeytani projesinin gerçekleşmemesidir ancak SİSTEM’e karşı ciddi bir tepki de göremiyoruz!

* * * 

Bundan 5-7 yıl sonrasına gidelim, yıl 2018-2020 civarları olsun. Türkiye’de cumhurbaşkanı ve başbakan ayrımı kalkmış, Başkanlık yönetimi gelmiş olacak, yani siyasi başbakan ile tarafsız cumhurbaşkanının oluşturduğu bu 90 yıllık denge sistemi gitmiş yerine tek adamın dediğinin hüküm olduğu “padişahlık” benzeri yapı gelmiş olacak. 

Türkiye eyaletli (federal) düzene geçmiş olacak. Kürdistan Eyaleti kurulmuş, sözde PKK bayrağı yada benzer kartallı-aslanlı-güneşli bir paçavra “eyalet bayrağı” olarak dalgalanıyor olacak. Bağımsızlık için devletin temel altyapıları hazırlanıyor olacak.

Başkanlık sistemi (federal sistem) denince akla ABD gelir. Zaten AKP de bu Federal Türkiye sistemini ABD’nin talimatıyla kuruyor, model ülke ABD. ABD’de İngilizce “State” yani “Devlet” denir, biz buna kibarca “eyalet” diyoruz. Federal Türkiye’de de (yada ülkemizin adı ileride Anadolu Federal Devleti yada Yakındoğu Federal Devleti olabilir, biz böyle susmaya devam edersek) buna eyalet diyeceğiz, aslında bunlar “mini devletler” olacak. Başlangıçta 13 eyalet birleşmiş sonrasında iç savaşlar-eyalet satın almalar derken 50 eyaletle ABD oluşmuş, parçadan bütüne gitmiş. Biz ise tek bir devletten bölümlere ayrılmış, bütünden parçaya gitmiş, parçalanmış olacağız. 

Yıl 2018-2020 civarı, devam ediyoruz. Teröristbaşı Abdullah Öcalan hâlâ gebermediyse, hapishanede değil, dışarıda “özgür” olacak. PKK terör örgütünün kadroları Türkiye’de, Kürdistan Eyaletinde (tıpkı Mesut ve Neçirvan Barzaniler gibi) üst düzey yöneticiler olacaklar. Yazmak bile zor geliyor şu an ancak bir kısım doğu ve güneydoğu bölge illerimizde Mustafa Kemal Atatürk’ün değil Kürdistan Eyaletinde “Türkiye’ye kan kusturmuş katil Abdullah Öcalan’ın” heykelleri olacak. AKP hükümeti 4. Yargı paketini çıkardı, zaten bu heykeli bugün bile yapsalar, artık suç değil.

Barış olacakmış! Türkiye ile terör örgütü PKK savaşmadı ki barış olsun. Terör örgütü SİSTEM yönlendirmesiyle, son 10 yılda ABD, İsrail ve AB maşasında sürekli olarak bu bölgenin kalkınmaması için devleti vurdu, genellikle bölge dışındaki illerde bombalar patlatıp sivilleri öldürdü, terör yaptı, uyuşturucu ticareti yaptı, suç işledi. Devlet de suça ve suçluya karşı mücadele etti. İki devlet savaşsaydı bu savaş olurdu. Ortada savaş yok, terörist saldırılar ve devletin buna karşı müdahalesi var. Savaş yoksa barış da olamaz.

İşte barış naralarıyla başlanan yolda, 2018-2020 gibi bir tarihte genel af çıkacak. Adi hükümlüden siyasi hükümlüye, terör suçu işlemiş teröristinden organize suç hükümlülerine kadar… Ergenekon, Balyoz adlarıyla mahkum edilenlerden-edileceklerden, PKK’lı teröristine kadar herkes aftan yararlanacak. Diyelim ki, bu iğrenç proje SİSTEM’in istediği hızda ilerleyemedi, bu genel af en geç 2023 yılında çıkarılacaktır, planları bu yönde. Genel affa kılıf olarak kimi Türk ülkeleri buna örnek gösterilecektir, Rahşan affı örnek gösterilecektir, CIA yapımı “toplumsal barış” sloganını daha uzun yıllar duyacağız.

Federal Türkiye’de kurulacak eyaletlerden birisi bugünün PKK’lı ve BDP’li teröristlerin yöneteceği Kürdistan Eyaleti olacak dedik ama bunun kuruluşundan sonra da “ERAN PROJESİ” kapsamında bağımsız bir Kürdistan istenmeye başlanacak. Birbirine komşu dört ülkede (Irak, Suriye, Türkiye ve İran) Kürtler ve özerk yönetimleri var, devlet kurma hakları var denecek.

Bu bağımsız Kürdistan içinde (Pentagon tarafından üretilen sahte “tarihi Êran coğrafyası haritası”) Sivas-Adana hattından Karadeniz’in bir kısmı, Gürcistan’ın büyük kısmı hatta hatta Özbekistan’dan Belucistan’a kadar olan kısım, Adana’dan Hindistan’a kadar olan kısım var. Güya bunlar Kürtlerin tarihte yaşadıkları coğrafyaymış, bunların bayrakları ve forsları dahi varmış..! (Eran dedikleri aslında İran’dır).

Bu harita ve buna temel oluşturacak tarih tamamıyla Pentagon’da yazıldı, sahtedir. Dün Türkiye’den Kürdistan’ın önce eyalet adıyla sonra bağımsız devlet olarak koparılacağı komik geliyordu, bugün bu sürecin içindeyiz, gerçektir. ERAN PROJESİ bugün komik gelir, ABD’nin projesinde yarın neyin ne olacağını bilemezsiniz. Harita, hedeftir. ERAN PROJESİ, Genişletilmiş BOP’tan sonra uygulanacak yeni projelerden birinin adıdır, duyurmuş, uyarmış olalım. 

Toplum uyumaya devam ederse olacaklar bunlardır. Bir sonraki “7” numaralı yazımda BOP sonrası dönemden ve SİSTEM’in yeni projelerinden bahsedeceğim.


TEVFiK BiR / 14 Nisan 2013


Kitap: www.uyaneyturkgidiyoruz.com  “Bu kitabı iyi ki okumuşum” diyeceksiniz.
www.idefix.com , kitapyurdu  gibi internet kitapevlerinden ve D&R mağazalarından temin edebilirsiniz.
 

10 Mart 2013 Pazar

Şeytan, Firavun ve İşgal 2




Şeytan, Firavun ve İşgal 2

Bölüm – 2

Türkiye Federal Devleti

SİSTEM’in ve onun en büyük parçası ABD’nin devlet olarak iki amacı vardır. Birinci amacı değerli/değerlenecek şeylere sahip olmak ve onları sömürmek ve her açıdan (kültür, ekonomi, din vb.) küresel hâkimiyetini sağlamaktır ve bunun yolu saldırı politikasıdır. İkinci amacı ise “birinci amacına” karşı rakip olabilecek, üstünlüğünü engelleyebilecek tüm oluşumları/rejimleri/devletleri/rakipleri etkisiz kılmak, onların kendisinin önüne geçmesini engellemektir yani “savunmadır”, savunma amaçlı saldırılardır.

Birinci amaca örnek petrol, su, uranyum, “kutsal topraklar” gibi maddi ve manevi unsurlar çeşitlendirilerek sayılabilir. İkinci amaç içinse dün rakip SSCB idi, bugün ve yarın Çin’dir. Rakip Çin diye ABD diğer bölge planlarından elbette vazgeçmemektedir, Afrika-Güney Amerika-Avrupa-Asya kıtalarında türlü projelerini uygulamaya devam etmektedir. İşte bunlardan biridir Genişletilmiş BOP. 

SİSTEM’in işgallerinin talimatları Tevrat ve İncil’den gelmektedir, SİSTEM maddi amaçlarına dinsel temeller bulmaktadır. İncil ve onun ilk kısmı olan Tevrat’ta “ortak” bulunan bir kısımla örnek verelim, Yasa'nın Tekrarı 20:12-16'da “... sizinle savaşmak isterlerse, kenti kuşatın. Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin. Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi yağmalayabilirsiniz. Tanrınız RAB'bin size verdiği düşman malını kullanabilirsiniz. Yakınınzdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız. Ancak Tanrınız RAB'bin miras olarak size vereceği bu halkların kentlerinde soluk alan hiçbir canlıyı yaşatmayacaksınız.” 

Genişletilmiş BOP, tamamen İslam üzerine kurulmuş, Kur’an’ı hedef alan bir projedir (kitabımda ayrıntılarıyla işlemiştim). Bundan başka “renkli devrimler” vardı, bunların hedefinde ise genellikle “Ortodoks” devletler vardı, yani Rus etkisine karşıydı. Bunlarla ilgili gazeteci-yazar Banu Avar’ın kitapları ve hedef ülkelerde çektiği müthiş belgesel videoları mevcuttur.

Gelelim Türkiye işgalinin ayrıntılarına.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 15 Şubat 2004 Kanal D Teketek programında “Ben Diyarbakır'a çok farklı bakıyorum. Yani Diyarbakır'ı istiyorum ki, şu an da yani Amerika'nın da hani düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu, yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız olabilir.

Irak tarafında bir Kürdistan kurulmuşken, Türkiye'nin buna ses çıkarmaması ve Tayyip Erdoğan'ın bu sözüyle Diyarbakır'ın bir yıldız olması nasıl algılanabilir?

Yıldız burada Davut Yıldızı yani altı köşeli “Yahudi yıldızı” olabilir mi? Kürdistan'ın başına oturtulan adamların, Mesut Barzani'nin ve akrabası Neçirvan Barzani'nin Yahudi kimliğini, ailesini hatırlıyoruz. (Barzani ailesinin %100 Yahudi olduğunu ve İsrail ile geçmişten günümüze olan yakın ilişkisini isim isim sonraki bölümde açıklayacağım.)

Birden, Kutsal(!) vaadedilen topraklı Büyük İsrail (Erez İsrail) haritası gözümüzün önüne geliyor. Kürdistan bunun öncesinde kurulmuş, Büyük İsrail'in kurulmasına zemin yaratacak sanal bir devletçik midir? Acaba Büyük İsrail kurulacak ve Diyarbakır önemli bir merkez haline mi dönüşecektir? Birinci varsayım olarak bu ileri sürülebilir.

Ya da bazı haritalarda, genellikle yabancı kaynaklı haritalarda hatta Google Earth'te başkentler “yıldız” ile sembolize ediliyor. Acaba Diyarbakır'ın yıldız olması, Türkiye içinde de sınırın aşağısındaki Kürdistan'a ileride entegre olacak bir Kürdistan kurulacağı ve Diyarbakır'ın başkent olacağı anlamına mı geliyor? Yada Türkiye içinde bir özerk yönetim kurulacak ve bu özerk yönetimin merkezi Diyarbakır mı olacaktır?

Diyarbakır'ın başkent yapılması talepleri PKK ve onun partilerinde de yıllar yılı söylenegelmiştir. Mesut Yılmaz da zamanında “AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer” demişti. Her gelen AB'li diplomatın Ankara'dan önce Diyarbakır'a gittiğini, bölgeyi bağımsızlık için (yada başka bakış açısıyla Türkiye'yi bölmek için) cesaretlendirdiğini biliyoruz. Bu ikinci varsayım da en az birincisi kadar ileri sürülebilir niteliktedir. Zaten bu varsayımları birbirinden ayrı düşünmek olanaksızdır.

Kürdistan kurulacak ve Diyarbakır bir yıldız/başkent (kibarca “eyalet” diyelim) yapılmak istenmektedir.

ABD'nin Ankara Büyükelçilerinden James Jeffery yeni görevi için Ankara'dan ayrılırken verdiği veda yemeğinde “Güneydoğu'nun ayrılması durumunda üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi olursunuz” diyordu. ABD'nin son karar kıldığı plan, şimdilik bağımsız Kürdistan değil, özerk yönetimle federe Kürdistan ve federal Türkiye'dir.

SİSTEM’in dünya için tasarısı, bugünkü ortalama 220 devletli yapı değil, feodal 1000 küsur devletli bir yapıdır. SİSTEM “üniterizmi” yani bizim gibi ülkeleri çağ dışı göstermekte bunun yerine küçük küçük devletli ve onların da federal yapıda olduğu bir düzen istemektedir. Daha küçük yapılar daha kolay kontrol edilebilir, işgal edilebilir!

Üniter bir devletle küresel bir petrol şirketi (Shell, BP, Total yada Exxon Mobile örnek verilebilir) bir petrol arama ve çıkarma ortaklığı için %50-%50 paylara sahip olabilirken, federal yapıda bu değişmekte, %2-10 devlete %90-98 petrolü çıkaran şirkete yani SİSTEM’in yöneticisine pay verilmektedir. Sözleşme üstünden toplumun zenginliğinin işgalidir. Bugün Mesut Barzani’nin başkanı olduğu Kuzey Irak’ta (Kürdistan Özerk Yönetimi’nde) Küresel Petrol Şirketleri Irak Devleti merkezi yönetiminden izin almadan bölgeye çökmüş ve petrolü Barzani’nin işbirliğiyle sömürmeye başlamıştır. Irak işgaline sesini çıkarmayan Rusya ve Çin de paylarını almaktadır..! 

Bu gidişle Türkiye federatif bir yapıya dönüştürülecektir. Hükümet bu projenin içindedir-isteklidir, CHP ve MHP muhalefeti ise seçmenini “işgale karşı” bilgilendirmemekte yada seçmeninin sesi olamamaktadır, SİSTEM’e karşı gerçek direniş gösterilememektedir. Acaba neden?!

Bu bölümün bir devamı olarak: 2003-2004’te hatta 2006’da bile Türkiye’ye küfür ve hakaretler eden, tehditler savuran Barzani’nin ve buna düşük düzeyde yanıt veren Türkiye’nin (2006’da Cemil Çiçek Barzani’ye “postal öpücüsü” demişti)  karşılıklı susup aksine sarmaş dolaş olması, hatta İsrail’in has adamı Mesut Barzani’nin AKP Kongresine onur konuğu olarak katılması ve salonun Barzani’ye “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları atmasını hatırlayarak Mesut Barzani-Tayyip Erdoğan–Abdullah Öcalan ile AKP-BDP kardeşliğini, Apo ile “PKK bitecek” başlığıyla yapılan görüşmeleri, ABD-Avrupa ve İsrail’in bu şeytani kardeşlik üstünden planladıkları hedeflerini bir sonraki üçüncü bölümde okuyalım. Dördüncü bölümde de ABD'nin BOP sonrası planını ilan deşifre edelim. 

Bölüm bölüm yayınlamak zorundayım. Çünkü biliyoruz ki toplumumuz 90 dakikalık maçın 180 dakikalık “özetini” yada reklamlar dahil 3-3,5 saat süren dizileri/Acun programlarını izliyor da, bir yazı 2 sayfayı geçince okumuyor, bir kitap 300 sayfadan fazlaysa “okumaya üşeniyor”, tabi kitap okuyorsa. Biz olanı biteni izlemeye alışmışız..!

TEVFiK BiR / 10 Mart 2013


www.uyaneyturkgidiyoruz.com  “Bu kitabı iyi ki okumuşum” diyeceksiniz.
Kitapyurdu, idefix gibi internet kitapevlerinden ve D&R mağazalarından temin edebilirsiniz.

Telif Bilgisi

© 2009-2017 tevfikbir.com , tevfikbir.blogspot.com. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.

" Tevfik BİR - www.tevfikbir.com " biçiminde kaynak gösterilerek makalelerden alıntı yapılabilir.